Merhabalar,
İtalya serisinin sanırım son yazısı ile sizlerleyim. Bu yazımda bizim İtalya’daki son durağımız olan Bergamo’dan bahsedeceğim.
Bergamo bence hak ettiği değeri göremeyen bir şehir. Şehrin en popüler noktası havalimanı 😁 İnsanlar ya Bergamo’ya iniyor ya da buradan uçuyor ama pek de bu şehri merak etmiyorlar. Halbuki bence şehir merkezini de bir günlük bile olsa görmeliler.
Bergamo küçük ama derli toplu bir şehir. Özellikle eski yerleşim yeri olan old town/citta alta kısmı baya nostaljik. Biz rotamızın son durağına bu şehri koyduk ve son günümüzü burada geçirdik. Otel olarak fiyat-performans odaklı olduğumuz için Scotti’s House Bergamo’yu tercih ettik. Geceliği 86 Euroydu. Otel resmen oda paylaştığınız bir air bnb gibiydi. Siz teknolojiyi kullanarak ilgili kişinin size Whatsapp’tan ilettiği şifrelerle otele giriyorsunuz ve self check-in yapıyorsunuz. Merkeze baya yakın olması da çok iyi. İtalya’daki otopark şans perileri bizi burada da yalnız bırakmadı ve biz yine ve yine ücretsiz park yeri bulabildik, hem de şehir merkezinde 😎 Sizinle hemen park yerini paylaşıyorum. Biz Via Don Luigi Palazzolo’ya arabamızı park ettik. Bu caddede her renk park yeri bulmak mümkün, biz şansımıza beyaz kısımda yer bulabildik, umarım sizler de bulabilirsiniz. Arabamızı park ettikten sonra otelimize yerleştik (yaklaşık 8 dakika yürüdük) ve hızlıca duş aldık (en son Savona’da denize girdiğimiz için tuzluyduk). Sonrasında da hazırlanarak şehri keşfe çıktık. Otel şehrin yeni yerleşim yerine yürüyerek 10 dakika mesafedeydi. Biraz mağazaları dolandık ve Carpisa’dan sevdiğimiz 2 dostumuza hediye aldık. Ardından da eski şehri görmek için tırmanmaya başladık. Size bir not, ne olur yanınıza su alın ve bizim gibi suyunuz olmadan burayı tırmanmayın 😁 biz ağzımız kuruya kuruya tırmanışı tamamladık ve sonra İtalya’nın meşhur çeşmelerinden birisine rastlayarak kana kana su içtik.

Eski şehir tepede bulunuyor ve kuş bakışı olarak tüm Bergamo’yu görebiliyorsunuz. Şehre yukarıdaki güzel girişten giriliyor ve girdiğiniz anda bir anda eski dünyaya ışınlanıyorsunuz. Cidden eski şehrin atmosferi çok ama çok iyi. Daracık sokakları ile sizi büyülüyor. Biz sokaklarında bol bol yürüdük, meşhur meydanında fotoğraf çekildik sonrasında da yemek yemek için biraz dolandık. Rezervasyonumuz olmadığı halde bir blogta okuduğum bir restorana doğru yöneldik, şansımıza da rezervasyonsuz kabul ediyorlardı. Tercih ettiğimiz restoranın adı Circolino Citta Altaydı. Çok geniş bir bahçeye sahip ferah bir mekandı, hatta burasının eskiden hapishane olması da değişik bir detaydı. Biz makarna yedik ve son defa aperol içtik. Gayet lezzetli bir yerdi, öneririm. Şansımıza da burada çalışan 2 garson Türk’tü. Bu sevimli çiftimiz aslında Bergamo’da okuyormuş fakat yarı zamanlı olarak da çalışıyorlarmış. Onları çokça tebrik ettik, eminim Euro kazanmak onların elini bir nebzede olsun rahatlatıyordur. Fakat baya yoğun tempoda çalışıyorlardı, valla helal olsun.



Bu yazımla beraber İtalya gezisini de bitirmiş oluyorum. Çok ama çok güzel bir 1 haftaydı. İtalya gerçekten de çok şanslı bir ülke. Yani her şeyleri çok güzel. Hem tarihleri var hem yemekleri aşırı lezzetli hem de dört mevsim gidebiliyorsunuz. Daha ne olsun 😋 Akdeniz sıcaklığı sebebiyle Türklerin çok rahat tatil yapabileceği bir ülke, mutlaka gidilecekler listenize eklemenizi öneririm.
Bir sonraki yazımın benim de hiç gitmediğim bir ülkeye ait olacağına dair spoilerımı vermek isterim. Bakalım bu ülkeyi ve gideceğim şehri beğenecek miyim? Takipte kalmayı unutmayın 🤗
Çokça sevgiler.
Yorum bırakın