Mutlaka gitmeniz gereken tiyatro oyunları

Merhabalar,

Hep gezi yazılarından bahsedecek değilim bu yazımda biraz kültür-sanat konuşalım istedim 😁

Bazı soru setlerinde sorarlar tiyatro mu yoksa sinema mı diye. Ben bu tarz sorulara hep tiyatro cevabını verenlerdenim. Hem atmosfer hem de seyir zevki olarak tiyatro bence sinemayı ezer geçer. Oyuncuları sahnede izlemek, gerçek bir ana tanık olmak ve o anda tüm duyguların seyircilere de geçmiş olmasını hissetmek tiyatroyu muhteşem bir şey haline getiriyor. Bu yazımda izlediğim birbirinden şahane oyunları sizlerle paylaşacağım. Bence en azından bir tanesine şans vermelisiniz. Ben biletlerimi yüzde 90 tiyatrolar.com’dan alıyorum. Size de bu siteyi tavsiye ederim. Hem puanına göre oyunları görebiliyorum hem de gitmek istediğim ayı seçerek filtreleme yapabiliyorum.

Şimdi gelelim bu sene izlediğim ve beğendiğim oyunlara:

*Sevgili Arsız Ölüm-Dirmit: Bence bu yılın en ama en şahane oyunuydu. Hem güldüreceğine hem de ağlatacağına garanti verebilirim. Nezaket Erden her duyguyu çok güzel yansıtıyor zaten kendisi de çoğunlukla oynarken ağlıyor. Dakikalarca ayakta alkışlanmayı hak eden bir oyun bu sebeple kesin gitmelisiniz.

*Şahları da vururlar: En son gittiğim oyun fakat bu sene gittiğim oyunlardan en güzel ikincisi. Sahne şovlarına, dekora, oyunculara her şeye bayıldım. Ferhan Şensoy’un kalemine sağlık. Bu oyunu mutlaka Ses Tiyatrosu’nda izlemeniz lazım. Tiyatro başlamadan önce Ferhan Şensoy’un sesini duymak ayrıca tüyleri diken diken yapıyor.

*Toz: Zerrin Tekindor’u canlı izlemek ayrı bir keyifti. Kendisi oyunda birden fazla karakteri tek başına üstleniyor. Tek kişilik dev kadro gibi, bence seyir zevki yüksek bir oyundu yalnız önerim önlerde oturmanız yönünde olacaktır.

*Son Ada: Zülfü Livaneli’nin aynı ada sahip kitabını okuyanlar bu tiyatro oyunundan çokça zevk alacaklardır. Ben bu oyuna tek başıma gitmiştim çok da eğlenmiştim. Dekoru ve oyunun işlenişi bence mükemmeldi.

*Bir Delinin Hatıra Defteri (Genco Erkal): 85 yaşındaki bir adamın sahnede yapacaklarına inanamazsınız. Çok büyüleyiciydi, Genco Erkal’ı sahnede bu kadar enerjik görmeyi hiç beklemiyordum. İyi ki gitmişim dediğim türden bir oyundu. Bu arada aynı oyunu Erdal Beşikçioğlu da oynuyor ama bence şansımız hala varken Genco Erkal’dan izlemek bir başkaydı.

Şimdi: Yine bir Nezaket Erden oyunu ama bu sefer tek başına değil, 4 kişilik bir oyun. Oyunun izleniş tarzı bir hayli değişikti. Oyun bilerek seyirciyi sıkmaya ve bunaltmaya çalışıyor bence ve bunu başarıyor. Değişik bir deneyimdi, beğenmiştim.

*Taxim: Efsane bir oyuncu kadrosuna sahip, bence gayet komik ve eğlenceli bir oyundu. Ozan Güven’e özel hayatında yaşadığı şeylerden dolayı kızgın olsam bile çok ama çok iyi oynadığını söylemek isterim. Sanırım kendisi de yaşadığı bu olaylardan dolayı mahcup gibi ya da bana öyle geldi ama seyirciye karşı bir utangaç ve mahcup tavrı var gibiydi.

* Kel Diva: Yine aşırı önemli isimlerin yer aldığı bir tiyatro oyunu. Haluk Bilginer’i sahnede izlediğim 3. oyundu. Kendisini o karizmatik sesiyle her daim sahnede izleyebilirim. Oyun yeni çıktığı için bilet bulmak çok zor ama bence yakalarsanız gidebilirsiniz. Oyun hiçbir sona bağlanmıyor, absürt bir hikaye anlatılıyor ama bu hikaye aşırı yetenekli ve iyi oyuncular tarafından oynandığı için ağzınız açık izliyorsunuz. Oyuncular da o kadar farkındalar ki aslında sadece kendileri için bu oyunu oynadıklarını. Hiçbir şey anlatılmasa dahil bu kadro ile bu oyun baya bir süre kapalı gişe oynayacaktır.

*Harika Şeyler Listesi: Listemin sonunda yer alsa da oyunu düşününce kalbim bir pamuk oluyor. Çok naif bir oyun. Bora Akkaş çok güzel oynuyor. Bence gülümsemek ve kalbinizi yumuşatmak için bu oyuna gidebilirsiniz.

Benim harika oyun listem bu yıl için bu şekildeydi. Her ay en az 1 oyuna gitmeye çalışan bir beyaz yakalı olarak paramın çoğunu gezmeye ve kültürlenmeye harcadığımı bu blog sayesinde bir kez daha anlamış olduk 😋 Yalnız bu aralar paramı harcadığım bir şey daha var o da ÇEYİZ alışverişi. OFFF çok fena bir olaymış bu çeyiz arkadaşlar bataklık gibi girdiniz mi çıkamıyorsunuz. Sürekli kendimi evle ilgili bir eşya bakarken buluyorum. Bu evin ihtiyaçları hangi noktada sıfırlanacak acaba, bilen var mı? 😎

Umarım bu yazımla sizleri tiyatroya gitme konusunda şevklendirebilmişimdir, sevgiler.

Yorum bırakın

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑