Merhabalar,
Öncelikle herkese musmutlu bir 2024 yılı diliyorum. Bu yazımda 2023 yılının son, 2024 yılının ise ilk tatili olan Bulgaristan tatilinden bahsedeceğim.

Biz hazır vizelerimiz varken yeni yıla yurt dışında girmek istedik. Uçak biletine para vermek istemediğimiz için arabayla gidilebilecek bir ülkeye seyahat etmek istiyorduk. Yazın arabayla Yunanistan’a gittiğimiz için bu sefer de Bulgaristan’ı deneyimlemek istedik ve Burgaz için 30 Aralık’ta yola çıktık. Burgaz’a gitmek için Kırklareli’ne bağlı Dereköy sınır kapısından giriş yapmanız gerekiyor. Bizim şansımıza hem yolda hem de sınır kapısında çokça sis vardı. Yunanistan tatilinde de yaptığımız gibi yurt dışında suya para vermek istemediğimiz için yol üstünden sularımızı alarak sınıra doğru yola koyulduk. Dağları aşa aşa da sınır kapısına vardık. Bu sefer yeşil sigorta yaptırmadığımız için öncelikli olarak sağ tarafta yeşil ışıklı tabelası olan kulübede sigortamızı yaptırdık. (kredi kartı geçiyor kuru çevirerek TL olarak çekiyor, minimum 15 günlük alabiliyorsunuz. Fiyatı ise 47,25 Euro) Ardından yine sağ tarafta bulunan otomattan yurt dışı harç pullarımızı alarak pasaport kontrolünden geçtik. Daha sonrasında ara bölümü geçerek Bulgar tarafına girdik. Bu iki sınır arasındaki ara İpsala kadar uzun değil, zaten sınır kapısı çok küçük bir kapı ancak şahsi araçlar geçebiliyormuş. Bir şeyi daha söylemeden edemeyeceğim, ayy Bulgar tarafındaki polisler aşırı suratsızdı 😒Yüzümüze bön bön bakarak girişimizi yaptılar. Tam yeni yıl öncesi Bulgaristan’a geçtiğimiz için Türkiye’ye geçmeye çalışan çok fazla araba vardı. Hiç abartmadan söylüyorum en az 2 km araç kuyruğu vardı Türkiye sınırında… Leva bizden 16 kat değerli olunca hal böyle oluyor demek ki…
Sınır kapısından Burgaz yaklaşık bir buçuk saat sürüyor. Önce çok güzel bir ormanlık yoldan geçiyorsunuz. Kış olduğu için her yer kel ve kuraktı ama bu yoldan sonbaharda da geçmişliğim var benim o sebeple biliyorum ki sonbahar ve ilkbaharda orman ve yol efsane oluyor.

Orman sonrasında sizi garip gurup kasabalar karşılıyor. Baya eski evlerin olduğu çok değişik mahallerin arasından geçiyorsunuz. Kasaba yollarında çok fazla kasis var, dikkat etmenizi öneririm. 1 buçuk saatin sonunda da Burgaz’a varmış oluyorsunuz. Biz kahvaltısı olan ve nispeten yeni sayılabilecek bir otelde kaldık. Otelimizin adı Milano oteldi. 3 gece için toplamda 142 dolar verdik. (Normalde fiyatlar leva üzerinden ama booking levayı dolara çevirip öyle kredi kartına yansıtıyor) Otel eski değildi ama hizmeti pek iç açıcı da değildi. 3 gece kaldık fakat bu süre boyunca hiç oda temizliği yapılmadı ya da havlu vs değiştirilmedi. Değişik bir hizmet gerçekten de 😅 Türkiye’nin hizmet konusunda kimse eline su dökemez, ülkemizde hizmet sektörü gerçekten de çok ileri seviyede. Arabayla geleceklere sevindirici haberi de vermek isterim, otelin ücretsiz otoparkı mevcut.
Cumartesi günü saat 11 gibi otele vardık (saatleri 1 saat geri alarak günden kazanmak iyiydi) fakat odamız hazır olmadığı için Galleria Burgas avm ye gittik. Amacımız hem oradaki döviz bürosundan leva almaktı (TL de kabul ediyorlar) hem de oradaki Lidl’dan alışveriş yapmaktı. Oda hazır olana kadar bu işleri bir güzel hallettik, ardından da otele giderek biraz dinlendik. Sonrasında akşam yemeği için merkeze arabayla gittik ve bir ara sokağa arabamızı park ettik. Önce şehrin çarşısında boydan boya yürüdük, yılbaşı dolayısıyla şehri çok güzel süslemişlerdi. Sonra dm’e uğrayarak biraz alışveriş yaptık (aylardır aradığım mavi rimeli bulmak sevindiriciydi).

Aleksandrovska Caddesi‘ndeki pusula. Pusulanın bulunduğu yer, şehrin sıfır noktası olarak anılıyor.


Ardından da Happy restorana giderek yemek yedik. Yemek yeri olarak Happy restoranı öneriyorum. Bizim Happy Moons konseptinde her şeyin olduğu ve porsiyonların da bir hayli doyurucu olduğu bir restoran. Biz iki kişi et yedik ve iki büyük boy bira içtik, 45 Leva verdik. Erken de kalktığımız için ilk günü bu şekilde kapattık.
İkinci gün yani yılbaşı günü kahvaltı sonrası Kaufland ve Lidl’a gittik. Aslında Bulgaristan’a gitmemizdeki bir başka amaç düğün öncesi biraz alkol almaktı. Biz de bu 2 markette fiyat araştırmasına çıktık. 16 ile çarpınca alkol almanın bile pek bir esprisi kalmamış. Türkiye’den fiyatlar 200-300 TL daha uygundu, en uygun alkol ise votkaydı. 70 lik votkalar 200 TL ye satılıyordu. Bu sebeple Türkiye’ye göre uygun olanlardan satın almaya özen gösterdik. Burgaz’ın bence en güzel olayı sahil şeridine paralel şekilde konumlanan koskocaman bir parkının olması. Özellikle bu park bahar aylarında çok güzel oluyor. Biz de parka hasret İstanbullular olarak market alışverişi sonrası kendimizi parka attık.

Parkta bol bol yürüdük, sahil tarafında denize karşı oturduk. Hava da şansımıza şahaneydi.

Buradaki bir restorana gidemediğim için içimde kaldı eğer sizin yolunuz düşerse sahil şeridinde yer alan “Kapana Seafront Fish Shack” gidin 🤗 Hem balıkları hem de çorbaları çok leziz duruyordu. Biz o an aç olmadığımız için tercih etmedik, yılbaşı akşamı akşam yemeğini burada yeriz diye düşündük ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Karadeniz havası ve orman ferahlığı sonrası otele dönerek dinlendik. Ardından da akşam yemeği için kendimize restoran aramak üzere dışarı çıktık fakat 31 Aralık akşamı bizi şok edecek şekilde Burgaz’daki tüm restoranlar kapalıydı. Resmen aç kaldık, en son çarşıya gidelim belki orada açık bir yer buluruz dedik ama orada da restoranların kapalı olduğunu görünce bir kebapçıya sığındık ve aç karnımızı doyurduk. İşin garibi kebapçıda bizimle beraber 2 masa daha Türk vardı, yani tüm Türklerin yılbaşı yemeği kebaptı 😂 Yılbaşı eğlencesi olarak merkezde bir konser olduğunu şehre asılan ilanlardan anladık.

Biz de konser alanına gittik, önce bir ön grup çıktı sonrasında ise No Mercy lakabındaki gitarlı abimiz sahne aldı. Gece 12 olduğunda havai fişek gösterisi çılgıncaydı ayrıca tüm Bulgarlar yanlarında getirdikleri şampanyaları patlattılar.

En en çılgını da yeni yıl sonrasında onların yerel danslarının yani bir nevi halaylarının oynanmasıydı. Herkes bir anda kocaman bir çember oldu ve halaya durdular. Bunu gören erkek arkadaşımın da kanı kaynadı tabii ve direk halaya giriş yaptı. Ben ise halay konusunda sınıfta kalarak kenarda izledim 😅

Yılbaşı gecemiz bu şekildeydi. Biz salı günü de izin aldığımız için pazartesi ve salı ne yaptığımızı, Bulgaristan’da nasıl bir detoks kampına maruz kaldığımızı ve Nessebar ismindeki kasabayı bir sonraki yazımda anlatacağım.
Şimdilik hoççakalın…
Yorum bırakın