Merhabalar,
Schengen vizeniz varsa sizler de 1 gece konaklamalı şekilde arabanızla Dedeağaç’ın yolunu tutabilirsiniz. Biz geçtiğimiz haftalarda sadece hafta sonunu geçirmek için arabamızla sınırdan geçerek Yunanistan’a gittik. Aslında bu geçişin ilk amacı eşim vizeyi Yunanistan’dan aldığı için ilk girişi Yunanistan’a yapmaktı, ikinci amacı ise tanışmamızın 3. yıl dönümünü kutlamaktı. ❤️Bu yazımda size deneyimlerimizden bahsetmek isterim. Gelin hafta sonunu nasıl geçirmişiz beraber okuyalım…

Biz cumartesi sabah 6.30 da kalkarak İpsala Sınır Kapısı için yola çıktık. Sınır kapısına yaklaşık 3 buçuk saatte ulaştık. O hafta sonu hava çok güzel olduğu için sınır kapısında kuyruk ile karşılaştık. Eşim hemen arabayla kuyruğa girdi ben de arabanın ruhsatını yanıma alarak yeşil sigorta almaya gittim. Bayramlar haricindeki geçişlerinizde yeşil sigortayı kapıdan alabilirsiniz fakat bayramlarda öncesinden almanızı öneririm zira inanılmaz bir sıra oluyor bu sebeple yeşil sigortayı öncesinden halletmek işinize yarayacaktır. 15 günlük yeşil sigortanın güncel bedeli 47,25 Euro’ydu. Ben kredi kartı ile ödemeyi tercih ettim. Ayrıca 2025 yılı itibarıyla harç pulları dijitale döndüğü için pullarınızı dijital vergi dairesinin web sitesinden alabilirsiniz. Yaklaşık 2 saat kuyrukta sıra bekledikten sonra sorunsuz bir şekilde Yunanistan’a giriş yaptık.

Sınır kapısından Dedeağaç yaklaşık 45 dakika sürüyor biz de otobana bağlanarak yola devam ettik. Dedeağaç girişine kadar 1 adet gişe olduğunu ve 1,60 Euro aldığını söylemek isterim. Bu arada 2 yıl önce bunu fark etmiştik hala değişmemiş, gişe çalışanlarının çoğu kadın hatta biz erkek çalışan görmedik ondan hepsi kadın da diyebiliriz. Çoğu Avrupa ülkesinde olduğu gibi Yunanistan’da da pazar günleri marketler kapalı olduğu için market alışverişini cumartesi günü halletmemiz gerekiyordu bu sebeple ilk olarak Dedeağaç’a girmeden havalimanı yakınlarında yer alan Lidl ve hemen yolun karşısındaki “Σκλαβενίτης” isimli hipermarkete gittik. Önce Lidl’a uğradık, baya kalabalıktı. Türkçe konuşan kişiler de vardı. Buradan hem eve hem de akrabalara birkaç parça ürün (reçel, bira, kahve, çikolata vs) aldıktan sonra hemen yolun karşısında duran hipermarkete gittik. Arkadaşlar bu hipermarket bir cennetti 🤗 Aşırı büyük, tertemiz ve düzenliydi. Buradan daha çok alkol alışverişi (indirimli ürünler vardı ve duty freeden çok daha ucuzdu, biz 3 tane farklı marka viski aldık) yaptık. Bir de Yunanistan’ın meşhur balı olan Attiki balından aldık. Bir daha arabayla Dedeağaç’a gidersek asla Lidl’a uğramayız direk bu markete geliriz. Aklınızda bulunsun…
Market alışverişini de tamamladıktan sonra otelimize 15 dakikada ulaştık ve giriş yaptık. Biz otel olarak merkezde yer alan 31 Doors Hotel isimli oteli tercih ettik. Yeri çok merkeziydi, küçük de olsa önünde 4-5 arabalık otoparkı vardı, (biz şanslıydık ve yer bulduk) ayrıca kahvaltısı da gayet güzeldi. Bu sebeple ben oteli öneririm. Otele eşyalarımızı koyduktan sonra da şehirde yürümeye başladık. Dedeağaç zaten çok minik bir kasaba, 1 tam günde her yerini gezebilirsiniz. Aslında gezilecek pek de bir yeri yok. 🙈 En meşhur yeri sahilde yer alan Deniz Feneri. Ayrıca isterseniz 2 adet müzesi mevcut.

Biz sahil hattı boyunca biraz yürüdük, hava aldık. Ardından da öğle yemeği için restoran arayışına geçtik. Hava aşırı güzel olduğu için her yer Türk kaynıyordu ve bu sebeple tüüm restoranlar doluydu. Her zaman olduğu gibi bir şehre gitmeden önce araştırmalarımı yaptığım için Dedeağaç için de tüm blog hesaplarında, gezi notlarında vs restoran önerisi olarak ilk sıralarda “Nisiotiko Taverna” yer alıyordu, biz de oraya gittik. Rezervasyonumuz olmasa da rica minnet bizi bahçe alanında dip bir masaya oturttular. Burası aşırı övüldüğü için açıkçası merak ediyorduk. Menüleri hem Yunanca hem de Türkçeydi. Bizim için Yunanistan demek kabak kızartması demek bu sebeple biz kabak kızartması, ızgara ahtapot, yunan salatası ve 2 adet bira istedik. Aşırı kalabalık olduğu için yemekler çok uzun aralıklarla teker teker geldi. Önce salata geldi, onu yedik baya bekledik sonra ahtapot geldi. Normalde Yunanistan’da deniz ürünleri çok bol ve büyük gelir. Fakat gelen ahtapot incecikti… Onu da yedik, sonra inanmazsınız ama en az 30 dakika kabak kızartmasını bekledik, 2 kere garsonu uyardık. En sonunda o da geldi, ama bizim için bir hayal kırıklığıydı. Kabaklar tam daire değildi, ince değildi ve yağ çekmişti. Hizmetten de hiç memnun kalmadığımız için hesabı istedik, hesap bile masaya yoğunluktan gelemeyince biz gidip kasada ödedik… Normalde Yunanistan’da yemek sonrası tatlı ikramı olurdu ama biz bu restoranda o ikramı da göremedik. Ayrıca hiç memnun kalmadığımız hizmete de kişi başı 2 Euro kuver parası ödemek zorunda kaldık. Özetle 42 Euro para verdik ve mutsuzduk. Türklerin önerdiği bu restoran fos çıktı arkadaşlar, lütfen gitmeyin… Bir de restorandaki yemekler bizce Atina, Selanik’e vs göre bir tık fiyatlıydı, Türkler çok fazla geliyor diye fiyat politikalarını da Türkleştirmişler, Türk bir ortakları bile olabilir… Biz hata yaptık, siz yapmayın. İyi yorumlara güvenmeyin diye de biz eşimle bu restorana ait deneyimlerimizi yorumlara yazdık.
Menüden birkaç sayfa buraya örnek olması için bırakıyorum:


Yaşadığımız hayal kırıklığından sonra Dedeağaç’ın en büyük ve tek caddesi olan Demokrasi Caddesinde yürüyüş yaptık. Hava da güzel olunca meşhur Yunan kahvesi olan frappe içmek için Eccentrico isimli restoranın dışarıda yer alan oturma alanına oturduk. 2 tane frappe içtik ve 7 Euro para verdik. Frappeler bile valla bana pahalı geldi çünkü en son geçen yaz Pire’de frappe içmiştik ve 2 frappeye 4 Euro para vermiştik. Ya Yunanistan’da her şey pahalandı ya da bu fiyatlar sınıra en yakın şehir olan Dedeağaç’a özgü fiyatlardı. Bizce ikincisi, sizce ? 😅
Güzel havanın tadını buz gibi bir kahveyle çıkardıktan sonra şehirdeki tek tük mağazalardan birisi olan Zara’ya girdik. Eşim kendine birkaç parça kıyafet alışverişi yaptı. Kıyafetlerin her bir parçası Türkiye’deki fiyatlardan400 TL ucuzdu, Zara’cıların aklında bulunsun.
Öğle yemeğinde rezervasyonumuz olmadığı için zorlandığımızdan dolayı akşam yemeği için bari rezervasyon yapalım dedik ve daha önce kuzenlerimin gitti ve beğendiği “Κάτσε Καλά” isimli restorana gittik. Aşırı dolu olduğu için yer olmadığını söylediler. Yani içimizden ‘haydaaa dedik cidden ne bayram ne seyran, normal bir hafta sonu nasıl bu kadar kalabalık olabilir’…
Hemen onun yanında Gialos isminde bir restoran vardı, burası benim 2 yıl öncesinde de not aldığım bir yerdi. Biz de akşam için oraya rezervasyon yaptırdık ve otele gidip biraz dinlendik. Akşam 8.30’da da yemeğe gittik. Bu sefer balık ve birkaç ara sıcak söyledik (kalamar, karides ve çupra). İçecek olarak da 20’lik Barbayani (yeşil etiketli) söyledik. Yemeklerin lezzeti öğle yemeği mekanına göre çok daha iyiydi, mekandaki servis de iyiydi. Tatlı ikramı da geldi, her şey daha alışık olduğumuz Yunanistan tablosundaydı fakat burada da balıktan kazıklandık. Şöyle ki biz menüden bir balık seçmiştik garson dedi ki o balık pek taze değil siz bana güvenin ben size güzel bir balık yapacağım dedi. Biz de menüde yer alıyor mu dedik o da yok yer almıyor dedi. Biz de ne diyelim tamam dedik. Bize çupra getirdi bu arada cidden güzel pişmişti fakat 1 tane çupraya 24 Euro vermek bize baya koydu. Biz her pazar zaten kendi evimizde çupra yiyorduk 🙈 Özetle burada da 68 Euro hesap verdik, üzerine bir bardak soğuk su içtik ve otele geçip uyuduk.
Ertesi sabah otelde kahvaltı yaptık, kahvaltısı gayet yeterliydi. Ardından da yolcu yolunda gerek, eve erken gidelim sınırda kuyruğa takılmayalım diyerek ülkemize geri döndük. 11 gibi yola çıktık 16.30 gibi evdeydik.
Bu hafta sonu kaçamağına gitmeden etrafımızdakilere “ohh mis gibi yemekler yiyip çok ucuza masadan kalkacağız” diyorduk fakat valla öyle olmadı. Dedeağaç’taki yemek fiyatları Türkiye’yi aratmaz olmuş (tabii yine bir tık daha uygun ama eski ucuzluğu asla yok), alkol fiyatları ise vergi olayı olmadığı için daha normal. Bir daha da keyfi bir şekilde Dedeağaç’a gidelim demeyiz anca böyle vize için çıkmak gerekirse çıkarız gibi geliyor.
Yazımı okuduğunuz için teşekkürler.
Bu arada ülkece şu aralar çok garip dönemlerden geçiyoruz, eğer olur da her şey yolunda giderse ramazan bayramı için eşimle daha önce hiç gitmediğimiz bir yere gideceğiz. Merak ediyorsanız takipte kalabilirsiniz.
Sevgiler 😍
Yorum bırakın