Çanakkale & Ayvalık Gezi Notları

Merhabalar,

2023 yılının Ramazan Bayramı’nda Çanakkale & Ayvalık rotasını yaparak minik bir tatil yapmıştık. Bu yazımda sizlerle bu 2 şehirle ilgili aldığım notları paylaşacağım.

Öncelikle biz bu tatilde 4 kişiydik ve arabayla ulaşımımızı sağladık. İstanbul’dan yola çıkarak yeni açılan Çanakkale Köprüsü üzerinden Çanakkale ve Ayvalık’a gittik. İlk durağımız Çanakkale idi. Öncelikle Aynalı Çarşı’ya gittik, Kordon’da turladık ve meşhur Truva atını gördük. Sonrasında da benim ısrarlarım üzerine Troya Antik Şehri’ne gittik. Gezdiğim yerlerle ilgili araştırdığım notları aşağıda paylaşıyorum:

Aynalı Çarşı:
Tam 1890 senesinde yaptırılan çarşı Gelibolu Savaşı’nda bombalanıp kelimenin tam anlamıyla harabe haline gelmiş. Uzunca bir süre bu yüzden kullanılamasa da 1967 yılında yenilenerek şu an olduğu duruma gelmiş. İçinde çoğunlukla hediyelik eşyalar satılıyor, Çanakkale’ye gitmişken görülmeye değer. Aynalı Çarşı’daki dükkanlar her gün sabah 8’de açılıyor, akşamüstü 5 gibi kapanıyor.

Truva Atı:
Efsaneye göre Truvalı Paris’in, Sparta kralının karısı Helen’i kaçırması ile iki şehir savaşa tutuşur. On yıllarca devam eden savaş nihayetinde Paris’in Sparta’nın en iyi savaşçısı olan Akhilleus’u ok ile öldürmesi ile Truva lehine neticelenir. Spartalılar bir barış hediyesi olarak Truva’ya tahta bir at heykeli gönderirler. Şehrin kapıları açılır ve at içeri girer. Ancak aslında bu sinsi bir intikam planıdır ve atın içi Spartalı askerlerle doludur. Karanlıktan sonra herkes uyurken askerler attan çıkıp, herkesi katlederler ve Truva’yı düşürürler. Çanakkale’de Kordon’da sergilenen Truva Atı da işte bu hikayeyi konu alan Brad Pitt’in oynadığı Troy filminde kullanılan at. Filmin kendisi Malta ve Meksika da çekilmiş, sonra da çekimlerde kullanılan at Çanakkale’ye hediye edilmiş. 2004’ten beri de burada sergileniyor.

Troya Antik Kenti:
Truva Antik Kenti, çok fazla farklı iddialar ortaya atılsa da yaklaşık 5 bin yıllık olduğu düşünülen, tarihin en önemli ve tanınan antik kentlerinden biri. Özellikle bulunduğu konum ve liman kenti olması nedeniyle farklı medeniyetlerin alışveriş ve paylaşımına da olanak sağladığı için arkeolojik ve tarihi olarak da çok önemli bir nokta. Taşıdığı önemden ötürü 1996 yılından beri Milli Park statüsünde ve 1998’ten beri ise UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde. Girişte meşhur Truva Atı var.

Bizim kısıtlı zamandan dolayı gitmediğimiz ama not aldığım diğer yerler:

*Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı

*Conbayırı

*Anzak koyu

*Çanakkale Şehitler Abidesi

*Kilitbahir Kalesi

*Suvla Şarap Fabrikası

*Anadolu Hamidiye Tabyası

*Troya Müzesi

Biz yemek olarak Gelibolu tarafında kahvaltı yaptık, Çanakkale tarafında ise sadece peynir tatlısı yedik. Hem kızarmış hem de normalini söyledik ve ikisi de gayet güzeldi.

Çanakkale’yi turladıktan sonra otelimize geçtik. Otel Küçükkuyu’da yer alıyordu, adı da Palace Hotel Olive Odore idi. Biz gayet memnun kaldık, denize sıfır ve doğa ile iç içe bir oteldi. Ayrıca kahvaltısı da lezzetliydi.

İkinci gün ise Ayvalık tarafına gitmek için yola çıktık, yine dar zamandan dolayı Assos tarafına uğrayamadık ama rotasına Assos’u da ekleyeceklere aşağıdaki yerleri öneriyorum.

*Behramkale

*Antik Kent

*Athena Tapınağı

*Antik Tiyatro

*Apollon Smitheus

*Antik Liman

Buralarda yemek yemeyi düşünenler de aşağıdaki yerleri not alabilirler:

Adatepe Margu Restaurant

Maniçi Kasrı

Cetmihan

Nadas otel

Biz Küçükkuyu’nun merkezinde yemek yemek istedik bu sebeple ilk Lita’yı tercih ettik fakat dışarıda yerleri yoktu bu sebeple içeride de oturmak istemediğimiz için buradan vazgeçtik. Aşırı kalabalık olan ve belli ki lezzetli de olan Yengeç Restaurant’da yer bulamadığımız için Bahri Kaptan Balık Restaurant’ını tercih ettik, fena değildi.

İkinci gün ise Küçükkuyu’dan yola çıkarak Ayvalık’a geçtik. Burada kaldığımız otelin adı Bacacan Otel idi ama ben ısrarla bu otele Babacan diyorum 🙂 Temiz ve güzel bir oteldi, bir sıkıntı yaşamadık burada da. Şehir merkezinde yürüyerek gidebildik. Kaldığımız her 2 otel de denize sıfırdı bu sebeple yazın sezonda gitmek isteyenler tercih edebilir.

Ayvalık’ta gezdiğimiz yerler:

Taksiyarhis Anıt Müzesi

Tarihi Değirmenler

Şeytan’ın Kahvesi: koruk suyu öneriliyor ama biz mevsimi olmadığından dolayı içemedik.

Macaron Sokağı

Ayrıca size Ayvalık’taki en iyi çorbacıyı da söylemek isterim özellikle kele paça ya da işkembe sevenler bu çorbacıya gitmeli: Paşa Çorba Salonu. Biz tesadüf eseri girdik ve çok iyiydi.

Bunun haricinde Macaron muhallebisinde Bademli muhallebi yedik, Tamam meyhane’de ise akşam yemeğimizi yedik.

Bunların haricinde diğer not aldığım yerler:

Tik mustafa
Cafe Caramel
Mor Salkım
Pino
Bonjo

Benden bu kadar eğer gün olur da buralara yolunuz düşerse güzelim Ege Denizi’ne benden selam söylersiniz.

Sevgiler.

Yorum bırakın

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑