Tesla ile Yunanistan / Kavala & Nea Iraklitsa Gezi Notları

Merhabalar,

Bu yazımda sizlere, ilk defa elektrikli aracımızla gerçekleştirdiğimiz Yunanistan seyahatimizden bahsetmek isterim. Biz hem sınır kapısındaki trafikten korktuğumuz hem de cumartesi akşamı önceden organize edilmiş bir planımız olduğu için Yunanistan yolculuğumuzu cumartesi gecesi yola çıkıp pazar sabaha karşı sınırı geçecek şekilde planladık. Cumartesi akşamı saat 23.00 gibi Maslak tarafından yola çıktık. Şarjımız %85’lerdeydi. Yaklaşık %20 şarjla sınırdaki ZES Şarj İstasyonu’na ulaştık. İpsala Sınır Kapısı’nda ZES’in şarj istasyonlarını bulabilirsiniz. Tır parkında, Migros’un karşısında yanılmıyorsam 8 tane; Türkiye sınırını geçtikten sonra ise Setur Duty Free’nin orada 4 tane şarj yeri bulunuyor. Kipi’den İpsala’ya gelirken de Türkiye sınırını geçtikten sonra Duty Free’nin yanında yine 4 adet şarj noktası var.

*Yukarıdaki fotoğraf yapay zeka kullanılarak hazırlanmıştır.

Gece saat 02.00 gibi aracımızın şarjını doldurup yaklaşık 02.30’da sınırı geçtik. Bu, şu ana kadarki en rahat sınır geçişimizdi. Hiç araba yoktu; iki tarafı toplamda 5 dakikada geçmişizdir. Kipi’den geçtikten sonra yol hemen otobana bağlanıyor. Yaklaşık 5-10 dakika sonra ilk gişeyi görüyorsunuz. Bu gişede otomobil ücreti 2 Euro. Burada yeşil oklu şeritleri takip edip o gişeden geçmeniz gerekiyor. Turuncu işaretli gişeler onların HGS sistemi gibi çalışıyor ve bu gişelerde nakit ödeme yapılmıyor. Ödemelerinizi nakit veya kredi kartı kullanarak yeşil işaretli gişelerden yapabilirsiniz. Bizim seneler önce fark ettiğimiz gibi, belki sizin de dikkatinizi çekebilir: Gişe çalışanlarının yaklaşık %95’i kadın. Bence kadınlara bu iş kolunda pozitif ayrımcılık yapmaları çok güzel. 🙂

Neyse, biz bu gişeyi de geçtikten sonra Dedeağaç’a gelmeden önce yalnızca bir tane mola yeri olduğunu bildiğimiz için doğrudan oraya gittik. Gişeden yaklaşık 20-25 dakika sonra sağ tarafta WC tabelasını gördüğünüzde, sağa dönerek mola alanına girmeniz gerekiyor. Buraya geldiğimizde saat yaklaşık 03.15’ti. Biz bu yolculuk için Tesla’mızın arkasında uyuyabilmek amacıyla Decathlon’dan şişme bir yatak almıştık. Decathlon’da çok fazla çeşit var ama bizim aldığımız yatak ancak sığdı. O nedenle yatağın eninin maksimum 120 cm olmasına dikkat ederek almanızı öneririm.

Bizim aldığımız yatak şuydu: Çift Kişilik Şişme Yatak – Kamp – 190 × 120 cm – Air Basic

Gönül isterdi Tesla’nın orjinal yatağını almak fakat çok pahalı olduğu için ve ilk defa arabada yatmayı deneyimleyeceğimiz için daha fiyat-performans odaklı bir ürüne yöneldik.

Bu yatağı evimizde yine Decathlon’dan aldığımız ayak pompasıyla şişirip Tesla’nın arka koltuklarını yatırarak arka tarafa yerleştirmiştik. Evden getirdiğimiz yastıklar ve pikeyle de gece Yunanistan’daki bir mola yerinde aracımızın içinde misler gibi uyuduk. Pazar sabahı uyandığımızda saat yaklaşık 09.00’du. Aracı Kamp Modu’na almıştık. Bu mod gece boyunca yaklaşık %10 kadar şarjımızı tüketti. Bilginiz olsun. Hemen üstümüzü mola yerindeki tek bina olan WC de değiştirdik, elimizi yüzümüzü yıkadık ve Dedeağaç’a gitmek için yola çıktık. Dedeağaç’ta kahvaltı yapmak için Zopyron isimli mekanı tercih ettik. Çok da güzel bir kahvaltı yaptık ve buraya 26 Euro verdik. Sonrasında arabamıza yürürken bir kahveciden de 2 frappe aldık ve bunlara da 4.40 vererek Kavala için yola çıktık. Kavala’ya giderken 3 tane daha gişeden geçtik ve sırayla 2.75, 2.25 ve 2.30 Euro verdik. Aslında biz son bir deniz tatili yapmak adına Kavala’nın biraz ilerisinde yer alan ve bir sahil kasabası olan Nea Iraklitsa’ya gidecektik fakat şarjımız oraya kadar bizi götürmeyeceğinden Kavala’ya uğramamız gerekti. Yunanistan’da şarj şirketi olarak biz Incharge isimli uygulamayı indirdik zaten toplamda 4 gün kalacağımız için bu uygulama ve sahip olduğu şarj noktaları bizim işimizi gördü.

Bu arada Yunanistan’da şarj olayına ayrı bir parantez de açmak isterim. Öncelikle Yunanistan’ın otobanlarında bırakın şarj istasyonunu, doğru düzgün mola yeri bile yok. Yani tüm benzin istasyonları ve şarj istasyonları dahil olmak üzere neredeyse her şey şehirlerin içinde. Bu sebeple hem benzin hem de şarj için mutlaka otobandan çıkıp şehir içinde işinizi halledip daha sonra tekrar otobana girmeniz gerekiyor. Ayrıca şarj altyapılarını Türkiye’ye göre bir hayli zayıf bulduk. Hızlı şarj, yani bizim alışkın olduğumuz 180 kW seviyesindeki şarj istasyonları neredeyse hiç yok. Genellikle ya 22 kW gibi daha yavaş AC şarjlar ya da 60 kW civarında şarjlar bulunuyor. Bizim evde şarj imkanımız da olmadığı için yolculuk boyunca özellikle CCS şarj noktalarının olmasına dikkat ettik. Incharge uygulamasına bakarsanız Kavala’da özellikle Shell benzin istasyonlarında (biz 2 tane gördük) 60 kW’lık CCS tipi şarjlar bulunuyor. Biz de Dedeağaç’tan Kavala şehir merkezine gelmeden önce, yolun sağ tarafında bulunan Shell’in içerisindeki Incharge istasyonuna girdik.Ben öncesinde Incharge uygulamasını indirip bilgilerimizi (adres, kart bilgisi, araç bilgisi vs.) girerek üyeliğimi oluşturmuştum. Bu uygulamanın biraz farklı bir sistemi var. Öncelikle hesabınıza bakiye yüklüyorsunuz, ardından yüklediğiniz bakiye bittiğinde şarj işlemi otomatik olarak duruyor. Tabii ki bakiyeniz bitmeden de şarjı manuel olarak sonlandırabiliyorsunuz. Örneğin biz önce 10 Euro yükledik. İstasyon 60 kW olarak görünmesine rağmen aracımızı maksimum 30-35 kW civarında şarj ettiği için işlem oldukça yavaş ilerledi. 10 Euro’luk bakiyemiz bittiğinde aracımızın şarjı hâlâ yaklaşık %50’lerdeydi. Şarj otomatik olarak durdu ve biz bir 10 Euro daha yükledik. Böylece şarjımızı yaklaşık %85 seviyesine kadar çıkarabildik. Fakat bu işlem için toplamda 1 saatten fazla zamanımız gitti. O yüzden elektrikli araçla uzun yolculuk yapacaklar için tekrar özellikle şunu söylemek isterim: Asla bir aceleniz olmasın. 🙂 Çünkü elektrikli araçla uzun yolda şarj için ayırmanız gereken süre, benzinli bir araçta alıştığınızdan çok daha uzun olabiliyor. Bazen hiç hesapta olmayan +1 saat, hatta daha fazlası yolculuğunuza eklenebiliyor. Bizim için de bu yolculuk, elektrikli araçla uzun yola çıkarken en önemli derslerden biriydi: Rotanızı sadece gideceğiniz yere göre değil, şarj noktalarına göre de planlamanız gerekiyor. Ayrıca buradan Tesla yetkililerine de küçük bir seslenişte bulunmak isterim. 🙂 Yunanistan, özellikle Türklerin araçla çok sık seyahat ettiği bir rota. Belki Yunanistan’da elektrikli araç kullanımı henüz çok yaygın değildir ama ülkeye araçlarıyla giriş yapan ve Tesla kullanan çok sayıda Türk var. Bu nedenle Tesla’nın özellikle Dedeağaç ve Kavala’ya Supercharger istasyonları koyması bizler için gerçekten büyük bir kolaylık olurdu. Çünkü Türkiye sınırını geçtikten sonra karşınıza çıkan en yakın Tesla Supercharger, Selanik’te bulunuyor. Düşünsenize; İpsala’dan sınırı geçiyorsunuz, Dedeağaç’tan geçip Kavala’ya doğru devam ediyorsunuz ve bu uzun rota boyunca Tesla’nın kendi hızlı şarj istasyonlarından yararlanamıyorsunuz. Üstelik mevcut şarj istasyonlarının da oldukça yavaş olması, yolculuk süresini ciddi şekilde uzatıyor. Sevgili Tesla, Dedeağaç ve Kavala’ya birer Supercharger bekliyoruz! 😄 Bence sadece Yunanistan’daki Tesla kullanıcılarının değil, Türkiye’den arabasıyla Yunanistan’a geçen binlerce kişinin de işini fazlasıyla kolaylaştıracaktır.

Neyse içten içe biraz korktuğumuz şarj kısmını da sorunsuz hallettikten sonra Kavala’dan yola çıktık ve 30 dakika sonra Nea Iraklitsa’ya vardık. Burada Blue Bay isimli otelde kaldık ve sizlere de öneriyoruz. Sahilin dibinde olan, otel sakinlerine ücretsiz şezlong ve şemsiye hizmeti sunan, kahvaltısı gayet güzel ve temiz olan bu oteli çok sevdik. Bir daha gelsek yine burada kalırız. Biz otele 3 gibi giriş yaptık ve hemen odamıza yerleştik sonrasında da kendimizi denize attık. Deniz aşıırrıı güzeldi ve tam bizlikti. Hemen derinleşen tertemiz ve altı kum olan çok güzel bir koya sahip. İlk günden deniziyle bu sahil kasabası gönlümüzü fethetti. İlk akşam yemek olarak merkeze otelden yürüdük, kasabayı keşfettik ve Stou Sarri isimli restoranda yemek yedik. Toplamda 39 Euro verdik. Otele yürürken de dondurma aldık. Topları çok büyüktü, 2 top aldık ve 5 Euro verdik. İlk günü böylece kapattık.

İkinci gün kahvaltıdan sonra tüüüm günü plajda geçirdik. Denize girdik, kitap okuduk, yemek yedik ve dinlendik. Çook güzeldi. Akşam yemeği olarak da arabayla Kavala’ya gittik ve Savvas isimli restoranda yemek yedik, toplamda 51 Euro verdik. Üçüncü ve son tam günümüzde ise kahvaltı sonrası kasabanın içinde yer alan Lidl’a uğradık. Alacaklarımızı aldık. Biz arabayla Yunanistan seyahatlerimizde hep yanımızda buzluk da taşıyoruz. Özellikle Feta peyniri dahil olmak üzere yabancı peynirleri almayı ve Türkiye’de kahvaltıda tüketmeyi çok seviyoruz. Alışveriş sonrasında yine tüm günü sahilde yayılarak geçirdik. Akşam ise yine Kavala’ya gittik bu sefer yemek öncesi önce 3 sene önce geldiğimizde aldığımız Kavala kurabiyecisinden kurabiye aldık. Dosstlarımm buranın kurabiyeleri bir başka, mutlaka alın. Kurabiyecinin adı: Boulangerie Boutique by Che Konstandinos. Sonrasında da yemek yemek için dünkü restoranın yanında yer alan Balaouro’ya gittik ve son akşam yemeğini balık çeşitlerini abartarak söylediğimiz için 60 Euro ile kapattık. Yemekten sonra bir akıllılık yaptık ve şarjı dönüş gününe bırakmamak için aracı şarj ettik. Bu sefer daha hızlı sürdü ve yaklaşık 50 dakikada yüzde 90’lara ulaştık. Dönüş günümüzde ise otelde yaptığımız kahvaltı sonrası yola çıktık. Sınırda yaklaşık 1 buçuk saat bekledik ve 13.30 gibi Türkiye’ye vardık. Duty Free’den sigara siparişlerini alarak ve oradaki ZES’te şarjımızı yüzde 97 yaparak yola çıktık. 3. Köprüyü geçtikten sonra mola yerinde Astor’da şarjımızı bir daha doldurduk ve saat 18.30 gibi yüzde 65 şarj ile evimize ulaştık.

Bu yazımda daha çok yurtdışında şarjlı araba ile neler yaşadık, nerelerde zorlandık ve neler öğrendik bunlardan yani bizim deneyimlerimizden bahsetmek istedim. Umarım sizler için faydalı olmuştur.

Aslında bu yazıyı hiç yazmayıp direkt bir sonraki heyecanlı rotamı ve bu rotada katılacağımız konser deneyimini anlatacaktım fakat bu yazı da faydalı olur diyerek bonus olarak ekledim.

Bir sonraki yazı için takipte kalın!

Sevgiler.

Yorum bırakın

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑